M&A umutları faiz ve tarife belirsizliklerine yenik düşüyor
Trump kaynaklı ekonomik belirsizlik anlaşmaların seçim sonrası coşkusunu sönümlendirdi
Anlaşmalar tamamen mi öldü yoksa sadece ertelendi mi?
Donald Trump’ın geçen Kasım ayında başkanlığa dönüşünü kesinleştirmesinin ardından Wall Street, daha düşük vergiler, gevşek düzenlemeler ve daha az yoğun antitröst denetimi beklentisiyle kutlama yaptı. Bu koşulların, birleşme ve satın alma (M&A) anlaşmalarının hızla yeniden canlanması için zemin hazırlayacağı düşünülüyordu.
Ancak şu ana kadar beklenen hareketlilik gerçekleşmedi. Trump’ın gümrük tarifelerine yönelik öngörülemez politik hamleleri, enflasyonun artabileceğine ve Fed’in faiz indirimlerini yavaşlatabileceğine yönelik korkuları körüklüyor. Aynı zamanda ekonomik bir yavaşlama endişesi de yatırımcılar arasında yayılıyor. Yatırım bankacıları ve birleşme & devralma (M&A) avukatları, yakın zamanda bir toparlanma beklese de görünüm belirsiz ve bu durum piyasayı tedirgin ediyor.
Ekonomik belirsizlik yatırımcıları nasıl etkiliyor?
Wells Fargo Securities’te büyük bankalar araştırması başkanı Mike Mayo, “Politika etrafındaki kaos algısı, bir tür felç ve gecikmeye yol açıyor" diyerek yatırımcıların sabırsızlandığını dile getiriyor. Eğer yaz aylarına kadar bu belirsizlik sürerse, sermaye piyasalarının mevcut döngüsü çıkmaza girebilir.
Dealogic verilerine göre, 1 Ocak–24 Mart arasında ABD’de 2.006 birleşme ve satın alma anlaşması duyuruldu. Bu sayı geçen yılın aynı döneminde 2.640’tı ve 2021’e göre yüzde 45’lik bir düşüş anlamına geliyor. 2025 rakamları, son on yılın başındaki en düşük anlaşma sayısına işaret ediyor ve görünümün kötüye gittiğini gösteriyor. Hukuk firması Paul Weiss’in verileri de Şubat ayında ABD’de değeri en az 100 milyon dolar olan 664 anlaşma yapıldığını, bunun Ocak ayına göre yüzde 33’lük bir düşüşe tekabül ettiğini belirtiyor.
Houlihan Lokey yatırım bankasının, ABD’de özel sermaye için en büyük M&A danışmanı konumundaki Larry DeAngelo, “Ocak ve Şubat için bir ara verdik ve şimdi yeniden canlanıyor diyemeyiz" diyerek anlaşma trafiğinin hız kazanmasının muhtemelen üçüncü çeyreği bulabileceğini söylüyor.
Piyasada dalgalanma ve sektör hisselerindeki gerileme
Trump’ın tarifelerle tehdit etme, geri adım atma ve yeniden tehdit etme gibi adımları yatırımcıları tedirgin etti. Bu durum, borsada dalgalanmalara neden oldu. Son iki haftada hafif bir toparlanma yaşansa da S&P 500, Şubat ayındaki zirvesinin yüzde 7 altında seyrediyor.
Özel sermaye devleri Blackstone, KKR, Apollo ve Carlyle gibi şirketlerin hisseleri, seçim sonrasındaki en yüksek seviyelerinden yüzde 30’a kadar gerilemiş durumda; Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi yatırım bankaları ise zirvelerinden yaklaşık yüzde 20 düşüş kaydetti. Kasım sonunda Forbes’un analist önerilerine dayanarak belirlediği 18 olası satın alma hedefi ortalama yüzde 8 düşerken, S&P 500 aynı dönemde yüzde 3 geriledi.
Büyük ölçekli işlemler ve toplam harcamalarda farklı tablo
Yine de özellikle büyük ölçekli işlemlerde hareketlilik söz konusu. Dealogic verileri, ABD’de yılbaşından bu yana birleşme ve satın almalara harcanan toplam tutarın 416 milyar dolar olduğunu gösteriyor. Bu, 2024’ün aynı dönemindeki 407 milyar dolardan biraz daha yüksek. Örneğin Constellation Energy, Ocak ayında enerji üreticisi Calpine’i 16,4 milyar dolara satın alacağını açıkladı.
18 Mart’ta Google, siber güvenlik firması Wiz’i 32 milyar dolara satın almayı kabul etti. Bu anlaşma, Google’ın tarihindeki en büyük satın alma olma özelliğini taşıyor. Trump yönetiminin bu tür bir anlaşmaya, Biden yönetiminden daha sıcak bakacağı tahmin ediliyor. DeAngelo, “Konsolidasyona daha fazla eğilim var ve Google-Wiz birleşmesinde neler olacağını görmek ilginç olacak. Bu, (Biden döneminde) asla onay alamayacak büyüklükte bir satın almaydı" diyor.
Trump’ın düzenleyici yaklaşımı gerçekten iş dünyasına mı yarıyor?
Trump’ın düzenleyicilerinin, Biden’ın görev süresinin bitmesini bekleyen alıcı ve satıcılar için başlangıçta düşünüldüğü kadar dostça davranmayabileceği görülüyor. Federal Ticaret Komisyonu’nun yeni başkanı Andrew Ferguson, Biden’ın Adalet Bakanlığı tarafından 2023’te geliştirilen antitröst inceleme yönergelerine uymaya devam edeceklerini açıklamıştı. Bu, Trump’ın popülist hassasiyetlere daha fazla kulak verebileceğini gösteriyor. Ayrıca Trump, geçen hafta FTC’nin kalan iki Demokrat komisyon üyesini görevden aldı; ikili, görevden alınmalarının yasadışı olduğunun tespiti için dava açtı.
The Capitol Forum’un son raporuna göre, Adalet Bakanlığı’nın, Capital One’ın 35 milyar dolarlık Discover Financial satın almasına ilişkin rekabet endişeleri taşıdığı öne sürülüyor. Ancak şirketler, anlaşmayı Mayıs ayına kadar tamamlamayı hedefliyor. DeAngelo, “Biden döneminde, tüketiciyi etkileyebilecek herhangi bir şey ciddi şekilde engelleniyordu. Banka birleşmeleri neredeyse doğmadan ölmüştü" ifadesini kullanıyor.
Japon Nippon Steel’in 14 milyar dolarlık U.S. Steel satın alma girişimi de Biden tarafından ulusal güvenlik gerekçesiyle engellenmişti ve hâlâ tehlikede görünüyor. Trump da Şubat ayında gazetecilere, “U.S. Steel’in yabancı bir ülkeye ait olmasını istemiyorum" diyerek Biden’a benzer bir tutum sergiledi, ancak azınlık yatırımları için açık kapı bıraktı.
Özel sermayenin birikimi ve faiz beklentileri
Aslında, anlaşmaların yalnızca küçük bir bölümü dış politika ya da antitröst kaygıları nedeniyle iptal oluyor. Eğer yılın ilerleyen dönemlerinde faiz oranları düşerse, özel sermaye fonları yatırımcılarının baskısıyla daha fazla işlem yapmak zorunda kalabilir. McKinsey’e göre özel sermaye fonları, ellerindeki varlıkları ortalama 6,7 yıl tutuyor; bu süre, son 20 yılın ortalaması olan 5,7 yılın üstünde. Ayrıca, emeklilik yaşına yaklaşan ve şirketlerini satmaya hazır olan iki milyonun üzerinde Baby Boomer kuşağı işletme sahibi bulunuyor.
Nyemaster’da birleşme ve devralma avukatı olan Jason Giles, “Pek çok küçük işletme sahibi artık çıkış yapmayı düşünüyor" diyor. “Geçmiş yıllara kıyasla bu dönem, alıcılar için daha avantajlı bir pazar gibi hissettiriyor… Anlaşmaları bulmak zorlaştı, bu yüzden alıcılar biraz daha fazla pazarlık gücüne sahip.”
Ancak bu pazarlık gücü, piyasaların hangi yöne gideceğine dair net bir tablo olmadan kullanılmak istenmiyor. Daha sessiz dönemlerde, benzer anlaşmaların kıt olması nedeniyle fiyat çarpanları konusunda uzlaşmak zorlaşıyor.
Houlihan Lokey’nin kurumsal finans bölümünün global eş başkanı Jay Novak, “Kimse ilk aptal olmak istemiyor — bu alanda biraz sürü psikolojisi var" diyor. “Kimse, başlangıçta düşük performanslı bir varlık için gereğinden fazla ödeme yapan kişi olarak anılmak istemiyor.”
"Küresel Ekonomi" Kategorisinden Daha Fazla İçerik
Yazarlar
Çok Okunanlar
-
forbes.com.tr
Dünyanın en zengin 10 insanı (Ocak 2025)
-
-
forbes.com.tr
En zengin Türklerin sıralaması nasıl değişti?
-
Nilgün Balcı Çavdar, Cem Cemal Pekin, Erkan Kızılocak
Forbes Türkiye dolar milyarderi Türkler 2025 listesi
-