ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) Başkan Yardımcısı Matt Anderson, Türkiye'nin uzay çalışmalarındaki rolüne ve NASA ile geliştirilebilecek ortak projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından Antalya NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştiriliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda düzenlenen kongreye Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve SAHA İstanbul ev sahipliği yapıyor.
Anderson, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ABD'nin uzay faaliyetlerini sivil keşif ve ulusal güvenlik olmak üzere iki ayrı alanda yürüttüğünü ifade etti. Geçen ay ABD'nin uzaya silah yerleştirdiğine ilişkin açıklamaları da değerlendiren Anderson, ülkesinin uzayın üç farklı alanında da lider konumda olduğunu savundu.
NASA'nın görev alanının uzayın barışçıl keşfi olduğunu belirten Anderson, ulusal güvenlik faaliyetlerinin ise ABD Uzay Kuvvetleri ve Uzay Komutanlığı tarafından yürütüldüğünü kaydetti. Bu ayrımın NASA'nın diğer ülkelerin hükümet kurumlarıyla kurduğu ortaklıklarda da belirleyici olduğunu söyledi.
Ay'da kalıcı üs hedefi
ABD ile Çin arasında Ay'a ilk ulaşan ülke olma konusunda yaşanan rekabete de değinen Anderson, 1960'lı ve 1970'li yıllardaki uzay yarışını ABD'nin kazandığını hatırlattı. Günümüzdeki rekabetin ise yeni bir döneme girdiğini belirtti.
Anderson, ikinci uzay yarışının beklediklerinden daha yakın bir rekabete sahne olduğunu ancak ABD'nin bu süreçte iddiasını koruyacağını ifade etti. NASA'nın yakında önemli gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacağını da sözlerine ekledi.
Yeni dönemdeki hedeflerin Apollo programından farklılaştığını anlatan Anderson, Artemis programının yalnızca Ay'a ulaşmayı değil, burada uzun süreli bir insan varlığı oluşturmayı amaçladığını söyledi.
Bu kapsamda Ay yüzeyinde kalıcı bir üs kurulması, bilimsel araştırmaların genişletilmesi ve uydunun daha yakından incelenmesi planlanıyor. Anderson, uzay çalışmalarının sonraki aşamasında ise Mars'a ve daha uzak noktalara ulaşmanın bulunduğunu dile getirdi.
ISS için kontrollü dönüş planı
Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (ISS) geleceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Anderson, ABD'nin Alçak Dünya Yörüngesi'nde yaklaşık 26 yıldır kesintisiz şekilde faaliyet göstermesinden memnuniyet duyduklarını belirtti.
İstasyonun görev süresini tamamlamasının ardından Dünya'ya kontrollü biçimde indirilmesi için şimdiden bir şirketle anlaşma yapıldığını aktaran Anderson, sürecin güvenli ve sorumlu şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Uzay çalışmalarında yapay zekaya otonom yetkiler verilmesine yönelik endişeler hakkında da konuşan Anderson, konunun ABD yönetiminin gündeminde olduğunu söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın süper zeka alanındaki uzmanları bir araya getirerek bu başlığı değerlendirdiğini belirten Anderson, teknolojinin doğru şekilde yönetilebileceğine inandığını ifade etti.
"Türkiye Ay üssünün inşasına katkı sağlayabilir"
Türkiye'nin uluslararası uzay çalışmalarındaki konumuna ilişkin değerlendirmesinde Anderson, Artemis Anlaşmaları'na katılımın yeni ortaklıklar için önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi.
Anlaşmaya taraf ülke sayısının 76'ya ulaştığını belirten Anderson, Türkiye'nin de diğer katılımcılarla birlikte Ay'da kurulması planlanan üssün inşasında görev alabileceğini ifade etti.
Anderson, Türkiye'nin mühendislerinin, bilim insanlarının ve geliştirdiği teknolojilerin bu projeye katkı sunabileceğini dile getirdi. Türk astronotların da ilerleyen süreçte bu çalışmalarda yer alabileceğine işaret eden NASA Başkan Yardımcısı, Türkiye ile geliştirilecek ortaklığın kapsamını görmek için heyecanlı olduklarını söyledi.
Türkiye'nin uzay çalışmalarını ulusal öncelik olarak konumlandırdığını belirten Anderson, Artemis Anlaşmaları'nın imzalanmasının da bu yaklaşımın bir göstergesi olduğunu kaydetti. Anderson, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde uzay alanının Türkiye açısından stratejik önem kazandığını ifade ederek iki ülke arasındaki işbirliğinin geleceğine ilişkin olumlu mesaj verdi.