Arama

ABD’de trilyon dolarlık veri merkezi yatırımlarının arka planı

ABD veri merkezlerinin hızla yayılmasıyla maliyeti 10 trilyon doları aşabilecek bir altyapı patlamasına doğru hızla ilerliyor. Artan borç, enerji ve su tüketimiyle birlikte büyüyen bu altyapı hamlesi, yapay zekanın ekonomide yeni bir sanayi devrimi yaratabileceği beklentisini güçlendirirken finansal riskleri de artırıyor.

02 Ekim 2026, 15:46

Kontrolden çıkan yapay zeka ajanlarına ilişkin endişelere ve artan siyasi tepkilere rağmen ABD, ölçeği bakımından benzeri görülmemiş bir veri merkezi inşaat çılgınlığına hız kesmeden devam ediyor. ABD’deki bu yapılanmanın toplam maliyetine ilişkin tahminler 2030’a kadar 2,8 trilyon dolardan 2032’ye kadar 10,3 trilyon dolara kadar değişiyor. Bu tahminler bile düşük kalabilir. Zira OpenAI ve Anthropic, gelecek aylarda halka arz hazırlıkları yaparken harcama planları hakkında daha fazla bilgi açıklıyor. Anthropic’in halka arz başvurusu dosyasının sızdırılmış bir kopyası, şirketin gelecek 10 yıl içinde yapay zeka altyapısına 518 milyar dolar harcamayı beklediğini ortaya koydu.

Oysa Forbes’a göre bunlar henüz yeni bir sanayi devrimine dönüşebilecek sürecin daha ilk aşamaları. Goldman Sachs ekonomistlerine göre ABD’nin yapay zeka yatırımları, bu yıl GSYİH’nin yüzde 1,8’inden 2028’de yüzde 2,8’ine yükselecek. Bu, ekonominin yaklaşık olarak federal savunma bütçesine ayrılan payıyla aynı büyüklükte.

Demiryolu patlaması, 1880 ile 1890 yılları arasında ABD’nin GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 2,4’üne denk geliyordu. Yapay zeka harcamaları Goldman Sachs’ın öngördüğü yüzde 2,8’lik GSYİH payına ulaşırsa, ekonomik etkisi bakımından gelecek yıl demiryolu patlamasını geride bırakacak ve bu bile ihtiyatlı bir tahmin olabilir. Kolombiya Üniversitesi ekonomisti Stijn van Nieuwerburgh’un yakın tarihli bir çalışması, bu oranın 2032’de GSYİH’nin yüzde 3,6’sına kadar çıkabileceğini öne sürüyor.

Onlarca yeni milyarder yaratıyor

Yapay zeka patlaması da onlarca yeni milyarder yaratıyor ve teknoloji devlerinin servetlerini baş döndürücü seviyelere taşıyor. Elon Musk, SpaceX’in halka arzının ardından kısa süreliğine trilyoner oldu. Şirket, adına rağmen roketlerden çok daha fazla parayı yapay zekaya harcıyor. Bugün ABD’nin en zengin 30 kişisinden 11’inin serveti, yapay zeka ekonomisinin merkezinde yer alan şirketlere dayanıyor. Bunlar arasında Jensen Huang ile Google’ın Larry Page ve Sergey Brin’i de bulunuyor.

Bu yapılanma aynı zamanda finansmanı sağlamak için devasa miktarda borca dayanıyor. Kredi istihbaratı platformu Atrium’a göre veri merkezi geliştiricileri şimdiden en az 1,3 trilyon dolar borç topladı. Atrium’un CEO’su ve kurucu ortağı Ryan Alfred, “İşler filizlenmeden öldüğünde kim para kaybeder?” diye sordu ve veri merkezi yatırımlarının 10 trilyon dolara kadar büyüyebileceğine ilişkin projeksiyonlar gördüğünü ekledi.

Şirketler kiraladıkları veya inşa ettikleri veri merkezi kapasitesine artık ihtiyaç duymadıklarını ya da bu kapasite için gereken kaynaklara sahip olmadıklarını fark ederlerse, küçük değişikliklerin bile zincirleme etkileri olabilir. Kolombiya’dan van Nieuwerburgh, “Bu kadar fazla borç varken değerlerde büyük bir şoka ihtiyacınız yok. Yüzde 10’luk bir düşüş özsermayeyi tamamen siler ve borcu da riske atmaya başlar” dedi.

İnşa maliyeti yaklaşık 500 milyon dolar

Yapay zeka şirketleri ve geliştiriciler, giderek büyüyen, daha fazla enerji tüketen ve daha pahalı hale gelen veri merkezlerinin maliyetini karşılamak için sürekli olarak yeni nakit bulmak zorunda. Ancak bu maliyet tahminleri bile büyük ölçüde farklılık gösteriyor. Oracle ve CoreWeave gibi şirketler için milyarlarca dolarlık veri merkezleri inşa eden ekiplerin bir parçası olan inşaat devi Clayco’ya göre tipik bir 40 megavatlık veri merkezinin inşa maliyeti yaklaşık 500 milyon dolar.

Bu maliyetin yarısı gelişmiş GPU çipleri ve diğer BT ekipmanlarının satın alınmasına gidiyor. Enerji, elektrik ve su altyapısı — beton, çelik, bakır, soğutma sistemleri ve türbinler dahil — ise maliyetin yüzde 35’ini daha oluşturuyor. Süregelen işletme maliyetleri açısından en büyük kalemler elektrik ve su. Bu büyüklükte yeni bir veri merkezi günde yaklaşık 227 bin litre su kullanıyor.

Clayco gibi şirketler bu talepten büyük kazanç sağlıyor. Veri merkezi inşaatının bu yıl şirketin yaklaşık 12 milyar dolarlık gelirinin yüzde 75’ini oluşturması bekleniyor ve bu durum şirketin kurucusu Bob Clark’ın servetini 7 milyar dolara taşıyor. Ancak bu konuda tek örnek o değil. New York’taki Hudson Yards’ı geliştiren Related Companies gibi büyük geliştiriciler de 55 milyar dolar değerindeki veri merkezi projeleriyle bu alana giriyor. Bu projeler, şirketin milyarder kurucusu Stephen Ross ile başkanı Bruce Beal Jr.’ın net servetlerinin artmasına da katkıda bulunuyor.

Daha geniş ölçekte McKinsey & Company, veri merkezlerinin maliyetinin yaklaşık üçte ikisinin GPU sunucuları ve veri depolama sistemlerinden kaynaklandığını tahmin ediyor. Küresel ölçekte bu, 2030’a kadar 4,4 trilyon dolarlık bir harcama anlamına geliyor. Şirket, elektrik ve mekanik ekipmanlar, enerji üretimi ve ağ altyapısı için 1,3 trilyon dolar; işgücü, gayrimenkul inşaatı ve arazi edinimi için ise ek olarak 1 trilyon dolar harcanacağını tahmin ediyor.

Trilyonlarca dolarlık arazi, çimento, elektrik ve su harcamalarının ölçeğini gözümüzde canlandırmak zor. 2024 itibarıyla veri merkezleri, Ohio eyaletinin tamamından daha fazla elektrik tüketiyordu. 2030’a gelindiğinde, bugün Teksas’ın kullandığı miktar kadar enerjiye ihtiyaç duymaları bekleniyor. Gelecek dört yıl içinde 457 teravat-saat daha elektrik tüketebilirler. Bu Kaliforniya’ya yaklaşık iki yıl boyunca enerji sağlamaya yetecek kadar elektrik demek.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok